İzmir-Urla-Karaburun

İzmir’in denizi kız, kızı deniz
Sokakları hem kız hem deniz kokar.

Cahit Külebi

Amazonların güzeller kraliçesi “Smyrna”nın ismi eskiden bu kente verilmiş. Belki havasından suyundan, belki de kraliçenin bu topraklara el sürmesinden bilinmez hala İzmir caddelerinde güzelliğiyle nam salmış kızlar salınmaya devam eder. Öyle ki bu destansı güzellik pek çok şaire ilham kaynağı olmuştur. Kızların güzelliğini gölgede bırakacak İzmir Caddeleri her yıl yerli-yabancı pek çok turiste ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Kentin en güzel yanı ise tatil beldelerine yarım saat uzaklıkta bir bölgede yer alması.

Mavi Yolculukta İlk Durağı Urla

İzmir kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Urla, mavi yolculuk turlarının da ilk durağı olarak biliniyor. İzmir Körfezi’nde yaşanan kirlilik bu bölgeye gelindiğinde etkisini bir hayli azaltarak, gelenlere masmavi bir deniz sunuyor. Urla’nın çevresini Güzelbahçe, Seferihisar, Çeşme ve Karaburun gibi önemli merkezler sarıyor. Bu sebeple Urla, hem denize girmek hem de tarihi güzelliklerini gezmek için oldukça ideal. Ege Denizi’nin bilinen en eski limanı Limantepe, Urla turunun başlangıç yeri olarak kabul edilebilir. M.Ö 4000’li yıllara uzanan tarihiyle dikkat çeken bu liman, İskele Mahallesi’nin içerisinde yer alıyor. Arkeolojik kazıların devam ettiği bu bölgede, her sene yeni bulgularla karşılaşılıyor. Bu açıdan Limantepe, arkeologlar için önemli bir merkez konumda. Liman bölgesinde yer alan Klazomenai Antik Kenti ise Urla’nın en önemli ören yeridir. Oniki İyonya kenti arasında anılan bu yer, asıl şöhretine zeytinyağı ticaretiyle kavuşmuştur. Dönemin şartlarına göre oldukça profesyonel bir şekilde hazırlanan fabrika, orijinaline uygun şekilde tekrar hazırlanarak 2007 yılında ziyarete açılmıştır. Urla geziniz sırasında antik kentine uğramayı ihmal etmemelisiniz. Şiirsi bir güzelliğe şahit olmak içinse Urla’nın en ünlü mekanı olan Yorgo Seferis Müzesi’ne gitmelisiniz. 1900’lü yıllarda Yunanlı Şair Yorgo Seferis doğduğu ve yaşadığı bu ev, 2000 yılında aslına uygun restore edilerek butik otele dönüştürülmüş. Müzeyi görmek ve sanat galerisini gezmek için otelde konaklamanız şart değil. Yapacağınız kısa bir geziyle tarihin güzelliğini hissedebilirsiniz. Adını 1865 yılında Fransızların yaptığı bir hastaneden alan Karantina Adası, 1986 yılında açılan Urla Devlet Hastanesi ile bu kimliğini sürdürmeye devam ediyor. Sakin denizi, masmavi sularıyla tekneciler için vazgeçilmez bir bölge olan Çeşmealtı, Urla’daki tarihi geziden sonra iyi bir deniz molası olacaktır. Urla’nın kuzeybatı bölümünde bulunan bu bölge, sakin yaşamıyla bir hayli dikkat çekiyor. Açık Pazar’da alışveriş yapmak ise oldukça keyifli. Rotanızı Urla’nın batı sahillerine çevirdiğinizde ise karşınıza Özbek Köyü ve Barınağı çıkıyor. Uzun yıllar önce Özbekistan’dan gelenlerin yerleştiği bir köy olan Özbek, plajı ve restoranlarıyla tatilciler için farklı alternatifler sunuyor. Ege’nin meşhur otlarını denemek isteyenler için bir not: Hem restoranlarda hem de kurulan pazarlarda birbirinden güzel otları satın alıp, lezzetli bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Karaburun Noktaları

İzmir ve çevresinde yaşayanların sıklıkla tercih ettiği Karaburun, deniz kıyısına inen bir yamaç üzerinde kurulu. Bölge için cazibe merkezi demek doğru olmayacaktır. Ancak bölgenin muhteşem bir denize ve çevresinde birçok adaya sahip olması bölgeyi keşfedenler için gurur kaynağı. Merkezi Kaza, İskele, Burgaz Arkası ve Bodrum olmak üzere 4 ana bölümde incelemek mümkün. Balıkçı barınaklarının bulunduğu iskele, yazlık evlerinin konumlandığı Burgaz Arkası ve doğal plajlara ev sahipliği yapan Bodrum… Her köşesinde ayrı bir yaşam alanına ve eğlence noktalarına yer veriyor. Çevresindeki adaların başında ise
Karaburun’un yarım mil kuzeyinde bulunan Büyükada geliyor. Mavi tur gezisinde gidilebilecek ilk durak olarak bilinen bu bölge, keçilere ve kırlangıç kuşlarına ev sahipliği yapıyor. Kıyıya daha yakın bir bölgede bulunan Küçükada ise, denize girebilmek için ideal.

Eğlencenin Merkezi Çeşme

Otelleriyle, mavi tur gezileriyle ve eğlenceli gece yaşamıyla son dönemin popüler tatil beldesi olarak uluslararası bir şöhrete kavuşan Çeşme, tarihi noktalarıyla da dikkat çekiyor. Ege mutfağına özgü tüm lezzetler ise birbirinden güzel restoranlarda meraklılarıyla buluşuyor. Antik dönemlerde Cysus ismiyle anılan Çeşme, bugünkü ismini ise Ege’deki Türk denizcilerinin su temin ettikleri çeşmelerden almış. Çeşme’nin her noktası ayrı bir güzelliğe sahip. Karada başka hikaye, denizde başka…

Çeşme’de Deniz Turu

İzmir Urla Yat Kiralama | Gulet Yat KiralamaIldır Körfeziyle başlayan Çeşme Deniz Turu, gezi teknelerinin uğrak yeri olan körfezin girişindeki Karaada’dan başlıyor. Adada çok sayıda eşeğin yaşaması sebebiyle Eşek Adası olarak da bilinen bu bölge, gündüzleri oldukça hareketli. Adaya indiğinizde sizi ilk olarak birbirinden sevimli eşekler karşılayarak sizden yiyecek istiyorlar. Rotanızı Ildır Körfezi’nin güneyi çevirdiğiniz zaman ise Dalyanköy ile karşılaşıyorsunuz. Bölgenin en önemli özelliği birbirinden güzel evlere, otellere ve pansiyonlara sahip olması. Dalyanköy’de restoranlarında lezzetli Ege mezelerini tatmak mümkün. Turkuaz renkli denizi ve upuzun sahil şeridiyle nam salmış Ilıca, gezinin en heyecan verici durağı. Sıcak yer altı sularıyla ziyaretçilerine şifa dağıtan bölge, bugüne kadar pek çok Osmanlı Padişahını ve paşalarını iyileştirmeyi başarmış. Bölgenin şifa dağıtan koyları Ilıca ile sınırlı değil. Termal kaplıcalarıyla ve çamur banyolarıyla ünlü Şifne Koyu’da birçok hastalığa iyi geliyor ve yerli-yabancı turistlerin akınına uğruyor. Deniz, mavi yolculuk tutkunlarını Ildır Koyu’na götürüyor. Karaya çıkmadan önce koyun hemen girişinde bulunan Karabağ ve Yassı Adalarını ziyaret edebilirsiniz. Özellikle günbatımlarını adada yaşamak panoramik manzarasıyla beraber bir başka oluyor. Ildır Koyu’na çıkıldığı zaman ziyaret edilen Antik Kent, köyün tepesinde bulunuyor. Bu bölgede yapılan kazılar, Tunç çağından beri bu bölgede yaşam olduğunu gösteriyor ve günümüze kadar ayakta kalan yapıları gözler önüne seriyor. Tepeye giden yol biraz zahmetli olsa da manzara görülmeye değer.

Çeşme’de Kara Turu

Karadan başlayan Çeşme gezinize ilk olarak Çeşme Kalesi’nden başlamak isabetli bir seçim olacaktır. 1508 yılında yapılan Çeşme Kalesi, Çeşme’nin tarihine kısa bir yolculuk yapmanızı sağlıyor. Kale, ilk yapıldığı dönemde denize sıfır bir konumda yer alıyormuş. Bugün denizin doldurulmasıyla bölgenin iç tarafında kalmış. Kaleyi gezerken Osmanlı’ya ait eserleri, antik kalıntıları incelemek mümkün. Şu an otel olarak kullanılan Kervansaray ise Osmanlı’dan geriye kalan en önemli eser. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan bu eser, bugün Osmanlı’nın ihtişamına yakışır bir dekorasyonla ve hamamıyla misafirlerini bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Tarihi gezi Ayios Haralambos Kilisesi ile devam ediyor. Çeşme’nin merkezinde bulunan bu kilise, 19. yüzyıla uzanan tarihiyle Çeşme hakkında ipuçları veriyor.

Sörf Tutkunları Alaçatı’ya

Rüzgar sörfüne en uygun plajlarına ve rüzgar konumuna sahip olmasıyla şöhret kazanan Alaçatı, bu anlamda bir çok sörf okuluna ev sahipliği yapıyor. Bölgenin en önemli özelliği ise “Alaçatı Taşı” ismi verilen özel bir maddeyle yapılmış iki katlı evler. Evler, bu taş sayesinde kışın sıcak, yazın serin oluyor ve Alaçatı sokaklarında muhteşem bir manzara sağlıyor. Alaçatı’nın en meşhur sokaklarından biri olan Kemal Paşa Caddesi’nde son dönemde ünlenen kafeler ve butik oteller bulunuyor. Bu restoranlarda sunulan lezzetler ise bir hayli özgün ve değişik.

Görülesi Güzellik Kuşadası

İzmir - Urla | Gulet Yat KiralamaEskiden İzmir’in bir semt olan Kuşadası son dönemde Aydın iline bağlansa da İzmir çıkışlı Mavi Yolculuk rotalarının vazgeçilmez adresi olarak kabul ediliyor. Marinalarıyla, adalarıyla ve tarihi noktalarıyla adından sıkça söz ettiren turistik belde, asıl cazibesini masmavi deniziyle sağlıyor. Deniz keyfini rahatlıkla yaşayabileceğiniz plajların başında ise Kuştur ve Kadınlar Denizi geliyor. Kuşadası’nın en önemli sembolü sayılan Güvercin Adası, sahip olduğu ismi adadaki güvercinlerden dolayı almış. Adanın üzerinde sarp kayalardan inşa edilen Bizans Kalesi bulunuyor. 2,5 metre uzunluğa sahip surların adayı çepeçevre sardığı kalenin ortasında bulunan kare yapı ise zamanında depo olarak kullanılmış. Ana karaya bağlı bir mendirekle bağlı olan ada da küçük bir plaj ve kafeterya hizmet veriyor. Kuşadası’ndan 20 kilometre uzaklıkta bulunan Dilek Yarımadası Milli Parkı, sahip olduğu Güzelçamlı Köyü’nde çam ormanlarının denizle buluştuğu plajlara ev sahipliği yapıyor. Yarımadanın güney kıyılarında ise Priene Antik Kenti bulunuyor. M.Ö 350 yıllarında kurulduğu düşünülen bu antik kentte, Athena Tapınağı, meclis binası ve Dionysos’a adanmış bir tiyatro bulunuyor. Çevreyi ve antik kentleri daha rahat gezebilmek için araba kiralayabilirsiniz. Zira çevrede pek çok araba kiralama şirketi bulunuyor.

Liman ve Koylarıyla Didim Gezisi

Antik kentleriyle ve tarihi noktalarıyla dikkat çeken Didim, benzersiz güzelliğini mavi yolculuk turunda ziyaretçilerine yaşatıyor. Didim’in kuzeydoğu yönünde karşılaşacağınız Akbük Limanı bu adreslerden biri. Rüzgara açık oluşu nedeniyle uzun süre konaklama yapmak bu limanda pek mümkün olmasa da deniz keyfi mutlaka yaşanmalı. Öğle yemeği yemek ve uzun saatler boyunca dinlenebilmek için Kazıklı Limanı tavsiye edilebilir. Her zaman rüzgara kapalı olması ise tekneciler için bulunmaz bir nimet. Uğramanız gereken diğer noktalar ise sırası ile şu şekildedir: Çam Limanı, Asin Körfezi, Kıyıkışlacık… Bu rota sizi son olarak Güllük Limanı’na taşıyacaktır. Son dönemde bir hayli gelişmeye başlayan Güllük Limanı, özellikle teknecilerin acil ihtiyaçlarına cevap vermek için ideal bir bölgedir. Ziyaretinizi Çarşamba gününe denk getirirseniz eğer bölgede kurulan pazarda alışveriş etmek çok daha keyifli olacaktır.

İZMİR’İN UĞRAK NOKTALARI

Kentin Kalbi Kemeraltı’nda Atıyor

Alışveriş konusunda bir cazibe merkezi olarak nitelendirebileceğimiz Kemeraltı, günümüzde de ticari anlamda kalbinin attığı bir semt. Bölgede bulunan dükkanlarda oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip. Elektronikten kıyafetlere, yerel eşyalardan gıdaya kadar pek çok ürün bulmak mümkün. Agora, Hisar Camii, Salepçioğlu Camii gibi pek çok tarihi yapı da Kemeraltı’nda bulunuyor.

İzmir’in Sembolü Konak Meydanı’nda

Denizin doldurulmasıyla son dönemde bir hayli genişleyen Konak Meydanı, bir anlamda gençlerin buluşma noktası. Geniş yürüyüş alanlarıyla ve palmiye ağaçlarıyla ziyaretçilere hoş bir görünüm sunan Konak, aynı zamanda İzmir’in sembolü sayılan saat kulesine de ev sahipliği yapıyor. Konak Yalı Camii ve Hükümet Konağı’da bu bölgede yer alıyor.

Modern Bir Kent Karşıyaka

İzmir Körfezi’nin kuzeyinde kalan Karşıyaka, modern dokusuyla ziyaretçilerine geçmişten çok geleceğin izlerini yaşatıyor. Sahil şeridinde yapılacak uzun yürüyüşlerin yanı sıra Bostanlı-Karşıyaka arasında fayton gezisi yapmak ihmal edilmemeli. Ayrıca birbirinden güzel restoranlardan birinde keyifli bir akşam yemeğinin tadını çıkarabilirsiniz.

Eğlence Durağı Alsancak

Akşam saatlerinde başlayan ve gece geç saatlere kadar devam eden eğlence yaşamının merkezi Alsancak, İzmir’in ünlü Kordon Boyu’na da ev sahipliği yapıyor. Çimenler üzerinde oturan gençler ise adeta bu bölgeyle özdeşleşmiş durumda. Geçmişte İzmir’in ticaretle uğraşan zengin kesiminin yaşadığı bir yer olarak bilinen Alsancak, bugün o izleri yaşatmaya devam ediyor. Evleriyle ve yaşam şekliyle İzmir’in en can alıcı köşelerinden.



En Son Eklenen Yatlar